ÖZEL EĞİTİM PROGRAMI

İnsan hayatı, doğumdan ölüme kadar geçen sürede farklı evrelerden oluşur, bu evreler doğumla başlar; çocukluk, ergenlik, yetişkinlikle devam eder ve yaşlılıkla sonlanır. Her dönemde, birbirinden etkilenen dil, zihinsel, fiziksel, sosyal-duygusal gelişim alanları bulunur. Bu gelişim alanlarındaki basamakları gerçekleştiremeyen ya da gerçekleştirmekte zorlanan bireyler özel eğitime gereksinim duymaktadır.

Özel eğitime ihtiyacı olan birey ; Çeşitli nedenlerle, bireysel özellikleri ve eğitim yeterlilikleri açısından yaşıtlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren bireydir. 

Özel Eğitimin Amaçları

Özel eğitim, Türk millî eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin;

Toplum içindeki rollerini gerçekleştiren, başkaları ile iyi ilişkiler kuran, iş birliği içinde çalışabilen, çevresine uyum sağlayabilen, üretici ve mutlu bir vatandaş olarak yetişmelerini,

Toplum içinde bağımsız yaşamaları ve kendi kendilerine yeterli bir duruma gelmelerine yönelik temel yaşam becerilerini geliştirmelerini,

Uygun eğitim programları ile özel yöntem, personel ve araç-gereç kullanarak eğitim ihtiyaçları, yeterlilikleri, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda üst öğrenime, iş ve meslek alanlarına ve hayata hazırlanmalarını amaçlar. 

DIR® Floortime™

Floortime, otizm spektrum bozukluğu, down sendromu, dil ve konuşma bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, gelişimsel gerilikler, duygusal ve dürtüsel sorunları olan çocuklar ve onların aileleri için geliştirilmiş bir programdır.

DIR® Floortime™ çocukların gelişimsel süreçlerini değerlendirerek, karşılıklı etkileşim yolu ile sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimlerini desteklemeyi hedefleyen bir yaklaşımdır. 

(D) Gelişimsel , (I) bireysel farklılıklar, (R) İlişki temelli yaklaşım Dr.Stanley Greenspan ve Dr.Serena Wieder tarafından geliştirilmiş kapsamlı ve multidisipliner bir metottur. Çocuğa bir bütün olarak yaklaşır ve çocuğun diğer insanlarla etkileşimine odaklanır. 

Otizm ve diğer özel eğitime ihtiyacı olan çocuklarda DIR Floortime yaklaşımı çocuklarda, çevresi ile iletişim kurma yeteneklerini güçlendirdiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

DIR yaklaşımı, çeşitli becerilerin geliştirilmesine katkıda bulunan altı temel beceriye bakar. Bu beceriler arasında ortak dikkat, katılım ve problem çözme gibi beceriler yer almaktadır. 

FLOORTIME’IN HEDEFİ 


Floortime’ın iki temel hedefi vardır. İlk hedefi çocuğun doğal ilgilerini takip etmek ve çocuğa yol göstermektir. Çocuğun ilgisini takip ederek onun duygusal ve duyusal açıdan nerede olduğunu daha görüp ilgilerini, isteklerini gözlemleyerek neleri eğlenceli bulduğunu onu neyin motive ettiğini keşfederiz. Buradan yola çıkarak oynadığı oyunları genişletip bir üst basamağa geçebilmesine yardımcı oluruz. İkinci hedefimiz ise çocuğun bizlerle iletişime geçebileceği, paylaşılan dünyanın içine çekmektir. Birçok nedenden dolayı çocuk kendi dünyasının içine girip bizlerle iletişimi reddediyor olabilir. Bu noktada yine çocuğun ilgisini takip edip hoşlandığı şeyleri anlayıp ona eşlik etmek ve ona saygı göstermek çok önemlidir. Bu yolla çocuk kendisini bize daha yakın hissedip iletişime geçecektir. Çocuk bir kez bizimle birlikte olmaktan hoşlanmaya başladığında, onun ilişki kurma, iletişime geçme gibi yetenekleri gerçekleştirmeye başlamasına yardımcı olabiliriz.

DIR Floortime çocuğu izleyip onu kendi dünyamıza çekmeyi ve bunu yaparken çocuğun bireysel farklılıklarını, fonksiyonel duygusal gelişimini, aile kalıplarını göz önünde bulundurarak çocuğun gelişim basamaklarını çıkmasına yardımcı olmaktır.

DİL VE KONUŞMA TERAPİSİ

Dil ve konuşma terapisti;

Artikülasyon sorunları yaşayan bireylerin tedavi sürecini yönetir.

Akıcı konuşma bozukları veya kekemelik gibi iletişim sorunlarının giderilmesi ve danışmanlık desteği verilmesini sağlar.

Ses konusunda sorun yaşayanlar için ses terapileri uygular ve ses sorunlarına müdahale eder

Çocuklar başta olmak üzere dil ve konuşma becerilerinde yaşanan tüm sorunlara özel terapiler ile çözüm üretir.

Günümüzde çok sık gözlemlenen iletişim becerisi eksiklikleri konusunda danışmanlık hizmeti verir ve yönlendirme yapar.

Sindirim sisteminin ilk aşamalarından olan yutma sorunlarına karşı telkin edici tedavi yöntemleri belirler. Bu ve benzeri sağlık sorunları konusunda bilimsel yaklaşımlarla kesin çözümler üretir.

Konuşma Bozuklukları

Konuşma sesi bozuklukları çocukların konuşma gelişiminde gecikme ve/ veya konuşma anlaşılırlığında güçlük olarak tanımlanır. Organik veya fonksiyonel olabilir. Organik konuşma ses bozuklukları arasında motor/nörolojik bozukluklar (örn. Çocukluk çağı konuşma apraksisi veya dizartri), yapısal anormallikler (örn. Yarık dudak/damak ve/veya diğer anomaliler) ve duyusal/algısal bozukluklar (örn. İşitme kaybı) yer alır. Artikülasyon (sesletim) bozukluğu, fonolojik (sesbilgisel) bozukluklar ise fonksiyonel konuşma sesi bozukluklarıdır.

Artikülasyon Bozukluğu 

Artikülasyon, konuşmada yer alan çeşitli organların belirli bir düzen içinde ve birbiri ardına uyumlu hareket etmesiyle konuşma sesi birimlerinin şekillendirilmesidir. Artikülasyon sorunları, bireyin konuşma seslerinin motor üretiminde güçlük çekmesi veya sesleri yanlış üretmesidir. Bu durum konuşmanın anlaşılırlığını etkilemektedir. 

Kekemelik

Kekemelik konuşma hızını ve ritmini etkileyebilecek tekrarlamalar (sesler, heceler, kelimeler, ifadeler), ses uzamaları, bloklar ile karakterize edilen konuşma akıcılığının bozulmasıdır. Bu aksaklıklara fiziksel gerilim, olumsuz reaksiyonlar, ikincil davranışlar ve seslerden, sözcüklerden veya konuşma durumlarından kaçınma eşlik edebilir. Kekemelik, okul, iş veya sosyal etkileşimlerde sorunlar yaratabilir.

Hızlı bozuk konuşma 

Uygun olmayan konuşma hızıyla karakterize olan konuşma akıcılığı sorunudur. Bozulmuş, eksik, yanlış sesletilen sözcüklerin de görülebildiği hızlı bozuk konuşmaya sıklıkla kekemelik, sesletim sorunları, dikkat eksikliği-hiperaktivite, öğrenme sorunları, pragmatik hatalar vb. eşlik edebilir. 
Gecikmiş Dil ve Konuşma Bozuklukları

Çocuğun konuşması konuşma gelişimi açısından beklenenden yavaş ya da çok geri ise gecikmiş konuşma olarak adlandırılır. Gelişim dönemlerine göre çocuğun 12-18 ay arasında, ilk kelimeleri kurması, 24. aydan itibaren cümle düzeyinde konuşması beklenir. Normal gelişim gösteren bir çocuğun 2 yaşında ünlü seslerin tamamının edinmesi; 4 yaşında ise bir yetişkine benzer konuşması beklenmektedir. Konuşma gecikmesinin nedenleri arasında prematüre doğum, motor gelişim geriliği, işitme kayıpları, genetik bozukluklar/kromozom anomalileri, ailede gecikmiş dil öyküsü, zeka geriliği, otizm ve bunlara ek olarak çevresel koşulların etkisi (uyaranların az olması, ailenin yanlış tutumları vb.) sayılmaktadır. 

Afazi

Afazi, beyinde dil açısından baskın hemisferin kortikal ve subkortikal bölgelerini yaygın biçimde etkileyen edinilmiş beyin hasarı(inme, travma vb.) sonucunda dil sembollerini formüle etme ve yorumlama sürecindeki bir kayıp ya da hasarın olması şeklinde tanımlanan nörojenik edinilmiş bir dil bozukluğudur. Afazide, dille ilgili dört ana alanda bozulmalar gözlenebilir. Bunlar:

İfade edici dil

Alıcı dil

Yazma

Okuma

Afazili bireyin tedavisinde erken müdahale bireyin yaşam kalitesini artırmak için son derece önemlidir. Afazi hastaları için tedavi/terapi, hastanın kendisi ve ailesine göre özel olarak planlanmaktadır. Terapilerde, bireyin kendine güven duygusunu artırmak; çevresiyle mümkün olan en üst derecede iletişimde bulunma potansiyelini ortaya çıkarmak amaçlanır.

Bu hastalarda sıklıkla afaziye ek olarak yutma ve motor konuşma bozuklukları gözlenmektedir.


Apraksi 

Edinilmiş Konuşma Apraksisi fonetik ve prozodik bileşenlerin etkilendiği normal konuşmayı sağlayan hareketleri yönlendirmek için gerekli olan sensorimotor komutları planlamanın veya programlamanın yapılamamasıdır. Nedenleri felç, travmatik beyin hasarı (TBI), tümör, cerrahi travmalar, nörodejeneratif hastalıklar olabilir.

Çocukluk Çağı Konuşma Apraksisi 

Çocukluk çağı konuşma apraksisi (ÇÇKA), nöromüsküler eksiklikler olmadan konuşmanın altında yatan hareketlerin hassasiyetinin ve tutarlılığının bozulduğu motor konuşma bozukluğudur. ÇÇKA, bilinen nörolojik bozukluğun bir sonucu olarak veya sebebi bilinmeyen ve nörolojik problem olmadan ortaya çıkabilir.Çocukluk çağı konuşma apraksisi (ÇÇKA), nöromüsküler eksiklikler olmadan konuşmanın altında yatan hareketlerin hassasiyetinin ve tutarlılığının bozulduğu motor konuşma bozukluğudur. ÇÇKA, bilinen nörolojik bozukluğun bir sonucu olarak veya sebebi bilinmeyen ve nörolojik problem olmadan ortaya çıkabilir.

Dizartri

D izartri, merkezi sinir sistemi ve/veya çevresel sinir sistemi ya da her iki sistem hasarına bağlı olarak gelişen; konuşma düzeneğindeki kas kontrolünde anormallik, koordinasyon bozukluğu, paralizi veya zayıflık sonucu konuşmanın respirasyon, fonasyon, artikülasyon, rezonans ve prozodik özelliklerinin birinin ya da birkaçının etkilendiği bir motor konuşma bozukluğudur. Parkinson, serebral palsi (CP), travmatik beyin hasarı (TBI) gibi nörojenik hastalıklar ile birlikte görülebilen bir bozukluktur. Farklı tipleri mevcuttur

ERGOTERAPİ / DUYU BÜTÜNLEME TERAPİSİ

Ergoterapi nedir?

Ergoterapi başta otizm, epilepsi, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi psikiyatrik hastalıklar olmak üzere farklı birçok hastalığın da tedavisinde başvurulan; sağlığın ve refahın artırılmasını amaç edinen danışan merkezli bir sağlık mesleğidir.

Ergoterapi Uygulamaları 

Öncelikli hedef kişinin yaşam kalitesini arttırarak toplumsal hayata katılımını sağlamaktır. Zihinsel, fiziksel, duyusal, görsel, sosyal, çevresel, duygusal alanlarda zorluk çeken, özel tedaviye ihtiyaç duyan, dil gelişiminde yaşanan problem nedeniyle konuşmakta sıkıntı yaşayan, davranışsal anlamda problem çektiği için uyum sağlamada zorluk yaşayan kişilere uygulanır. Ergoterapi her yaş grubundaki kişiye uygulanabilir. 

Ergoterapi birimine başvuran bireyler, hayat kalitesini artırmayı hedefleyen çeşitli alanlarda ergoterapi uygulamaları almaktadır.

Psikiyatrik ergoterapi: Hastanın ihtiyacı doğrultusunda uygulanan ve psikolojik açıdan rahatlamasını sağlayan ergoterapi uygulamasıdır. 

Mesleki ergoterapi: Daha çok engelli bireylerin istihdama katılım aşamasında uygulanan ve çalışmanın olumlu yönlerini yansıtan ergoterapi uygulama şeklidir.

Toplum Temelli ergoterapi: Özel durumlarından dolayı temel hizmetlere ulaşımda sıkıntı yaşayan bireylerin topluma katılımını amaçlayan ergoterapi uygulamasıdır.

Bilişsel ergoterapi: Beyinden kaynaklı nörolojik hastalıklarda ve dış kaynaklı beyin hasarlarından sonra hastanın günlük yaşamını fiziksel açıdan rahatlatmaya yönelik multidisipliner bir ergoterapidir

Geriatrik ergoterapi: Genellikle yaşlılıktan kaynaklanan, fiziksel ve zihinsel işlevleri etkileyen hastalıklardan dolayı sağlanan ergoterapi uygulamasıdır. Genellikle demans, Alzheimer, Parkinson gibi beyin kaynaklı rahatsızlıklara sahip kişilere uygulanır.

Pediatrik ergoterapi: Büyüme ve gelişmeyi etkileyen rahatsızlıklara sahip çocukların günlük aktivitelerde olumsuzluk yaşamaması adına uygulanır. Bu ergoterapi uygulamasına tabi olan çocuklar özel eğitim uygulamalarına tabi tutulur.

Ergoterapi ve Duyu Bütünlemenin Kullanıldığı Hastalık Grupları;

Duyu Bütünleme Bozukluğu

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Otizm 

Serebral palsi

Down Sendromu

Gelişimsel gecikmeler

İnce ve kaba motor fonksiyon bozukluğu

Zihinsel Engeller

Psiko sosyal bozukluklar gibi 

DUYU BÜTÜNLEME VE DUYULARIN ÖZELLİKLERİ 

1) Vestibular duyular: 

Graviteyle etkileşimimizde önemli yeri olan uyarıları kapsar.

Yer çekimi reseptörleri ve semisirküler kanallardan gelen bilgileri verir

Hareket edip etmediğimizi, hangi yönde ne kadar hızlı olduğumuz bilgisini verir.

2) Taktil duyular:

Çevreden bilgi alınmasında deriden alınan uyarıları kapsar

El kavraması

Vücut farkındalığı

Sosyal beceriler

Motor planlama 

İnce motor becerilerin gelişmesinde önemlidir.

3) Proprioseptif duyular: 

Gravitasyonel emniyet ve hareket esnasında kaseklem ve beyinin birbirine uzaysalmekânsalzamansal uyumu ile ilgili uyarıları kapsar.

Postür, motor planlama ve vücut şeması gelişiminde önemlidir.

Proprioseptif sistem geliştikçe beyinde vestibüler sistemin modülasyonu da gelişir.

4) Görsel duyular: 

Göz hareketleri ve beynin organize olmasını sağlayan uyarıları içerir.

Beynin her seviyesinde uygun fonksiyon için gereklidir.

Gözbaşboyun organizasyon yetersizliği olan çocuklarda disleksi veya okuma problemleri ortaya çıkar.

5) İşitsel duyular:

İletişim ve kendini koruma uyarılarını kapsar

Havadaki ses dalgaları, iç kulaktaki işitsel reseptörleri stimüle ederek beyin sapının işitme merkezlerine uyarı gönderir.

İşitsel duyular, vestibüler sistem aracılığıyla organizasyonu sağlar. 

İşitsel duyular, görsel duyular gibi beynin birçok merkeziyle ilişkilidir.

İşitsel duyu yetersizliğinde, sosyalleşme ve akademik seviyede sıkıntı meydana gelir.

AİLE DANIŞMANLIĞI 

Aile danışmanı, aile bireylerinin birbirleriyle olan ilişkilerine, yaşadıkları problemlere ve bu problemlerin çözümüne odaklanır. Bir aile içinde yaşanabilecek zihinsel ve duygusal problemlerin çözümünü sağlamayı amaçlayan, aileye danışmanlık hizmeti veren kişidir.

Aile danışmanlığı sadece aile bireylerine verilen bir hizmettir. Seansların genel katılımcıları anne, baba, çocuk ve diğer aile üyeleridir. Aile içindeki rollerin ve sorumlulukların anlaşılmasını sağlar ve ailedeki çatışma konularının tespit edilmesine yardımcı olur. Bireylerin etkileşiminde rol oynayan sorunları açığa çıkaran danışman aynı zamanda aile bireylerinede bu sorunlarla ilgili farkındalık kazandırır. 

- Aile bireylerine duygularını ve düşüncelerini rahatlıkla paylaşabilecekleri güvenli bir ortam oluşturan kişidir. 

- Aileye sorunlarıyla sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmeleri için gerekli olan becerileri öğretir.

- Aile danışmanının ilgilendiği konular arasında genel olarak; 

- Aile içi iletişim sorunları

- Çatışmalar,

- İlişki içindeki temel ihtiyaçlar

- Aile düzeninde yaşanan değişiklikler, 

- İş ve ekonomik sıkıntılar, 

- Boşanma ve boşanma sonrası süreç,

- Aldatma,

- Ebeveynlik,

- Aile içi şiddet ve yaşam dönemlerine adaptasyon problemleri yer alır.

Aile danışmanı danışmanlık sürecinde ailenin tüm bireyleriyle görüşebileceği gibi birkaçının katılımıyla da görüşmelerini sürdürmektedir. Bazen de aile danışmanlığı için görüşmeler bireysel katılımla ilerler. 

Aile arasında yaşanan ve yaygınlaşan gerilimlerin çözümünde aile danışmanı yardımcı olmaktadır. Bireyin kendi içsel süreçleri de aile ilişkilerinden ve bireylerinden etkilenebilir. Dolayısıyla anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu ve özgüven kaybı gibi sorunların kökeni, çocukluğa ve oradan da aileye uzanabilir.

Aile arasında yaşanan ve yaygınlaşan gerilimlerin çözümünde aile danışmanı yardımcı olmaktadır. Bireyin kendi içsel süreçleri de aile ilişkilerinden ve bireylerinden etkilenebilir. Dolayısıyla anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu ve özgüven kaybı gibi sorunların kökeni, çocukluğa ve oradan da aileye uzanabilir.

Buradaki durum, kayırılan çocuk ile ikinci planda kalan çocuğun duygusal süreçlerine etki eder. Kayırılan çocuk, bu kayırmanın farkında olmasa dahi ailesine bağımlı ama özgüveni de nispeten diğer çocuğa göre yüksek olabilir. İkinci plandaki çocuk ise durumun farkındadır ve farkındalıkla hareket ettiğinde özgüven sorununa yol açabilir ve aileye uyum sağlamada zorlanabilir. 

Aile içindeki tüm durumlar, tüm aile bireylerini etkilemese bile bir kişiyi etkileyecektir. Dolayısıyla tüm danışmanlık hizmetleri, o kişinin ruh hâlini iyi yönde geliştirmek için vardır. İnsanların oluşturduğu bir kurum olarak aile de onarılmaya ihtiyaç duyar ve danışmanlık hizmeti de aile bireylerinin de iyi olma ihtiyacına yanıt verir.

OYUN TERAPİSİ

-Oyun Terapisi nedir? 

Oyun ve oyuncaklar aracılığı ile çocukların kendilerini ve ihtiyaçlarını ifade etmelerine yoğunlaşan özel terapi türüne “oyun terapisi” denir. Oyun terapisi, çocukların bilişsel ve sosyal becerilerini, duygu ve düşüncelerini oyun ile ortaya koymalarını amaçlar. Oyun terapisti ise çocuğun ortaya koyduğu oyun dünyasına onunla birlikte girerek, çocuğun oyun dilini konuşur. Terapi sürecinin sonunda çocukların yaşadıkları duygusal sıkıntıları gidermeleri ve sağlıklı gelişimlerine ulaşmaları hedeflenir.

-Çocuğum kaç yaşında Oyun Terapisinden faydalanabilir?

Genellikle 2-11 yaş aralığındaki çocuklar oyun terapisinden faydalanabilirler

Alt sınır olarak ele alınan 2 yaş, gelişimsel olarak çocukların sembolik oyun oynamaya başlayabildikleri yaştır. Bu sebeple çocuğun kendisini sözle ifade etmesi beklenmeden, sembolik oyun oynamaya başlayan her çocuk Deneyimsel Oyun Terapisinden faydalanabilir. Üst yaş sınırı olan 11 yaş konusunda ise bazı esneklikler olabilir. 11 yaşın üstünde olup kendisini oyun yoluyla ifade etmeyi tercih eden her çocuk da Oyun Terapisine alınabilir.

-Çocuğum Oyun Terapisi ile hangi problemlerini çözebilir? 

* Travmalar ve İstismar (fiziksel, duygusal, cinsel)

* Bağlanma sorunları / Zorlu Doğum 

* Ayrılık Anksiyetesi

* Uyku, yeme ve tuvalet problemleri

* Enürosiz (alt ıslatma) /Enkopresiz (kaka tutma- yapma zorlukları) 

* Kaygılar ve Korkular / Fobiler ve Tikler 

* Seçici dilsizlik / sessizlik

* Ailevi yaşantıdaki değişiklikler (yakınını kaybetme, ölüm, yas, taşınma vb.) 

* Boşanma sonrası adaptasyon sorunları 

* Kardeş kıskançlığı / Davranışsal gerileme 

* Evlatlık alınma / edinilme durumu

* Okula başlama ve uyum sorunları / Davranışsal problemler

* Saldırganlık / Öfke veya Zorbalık, saldırıya uğra(t)mak 

* Düşük öz-benlik saygısı / Sosyal içe kapanıklık 

* Dikkat eksikliği ve hiperaktivite (aşırı hareketlilik)/ Dürtüsellik 

* Tıbbi nedeni olmayan bulantılar/baş ağrıları, 

* İletişim problemleri / Sınır koyma sorunu,

* Gecikmiş gelişim / Fiziksel yetersizlikler

Oyun Terapisine Ne Zaman Başlanmalıdır? 

Çocuğun yaşadığı olaydan sonra ne kadar çabuk terapiye gelinirse, terapi süreci de o kadar kısa olur. Ancak bir travma söz konusu ise travmanın en az 10 gün geçmişte kalması ve devam eden veya tekrarlayan bir travma durumunun olmaması gerekmektedir.

PSİKOLOG DESTEĞİ

İnsanoğlunun hayatını devam ettirebilmesi için çeşitli temel ihtiyaçlarının doyurulmuş olması gerekmektedir. Bunlar hem fiziksel hem de ruhsal olarak bir bütün halinde bulunmaktadır. Yani beslenmek, korunmak gibi temel fiziksel ihtiyaçlarımızın yanında sevilmek, önemsenmek, anlaşılmak ve varlığımızın kabul edilmesi gibi temel duygusal ihtiyaçlarımızda bulunmaktadır. Bu temel duygusal ihtiyaçların çocukluk döneminde doyurulmaması, fazla doyurulması veya koşullu verilmesi halinde (sevgi görmeme, aşırı sevme ya da koşullu sevgi görme gibi) çeşitli psikolojik sıkıntıların ortaya çıktığı görülmektedir. Bu sıkıntılar genellikle yaşam akışı içerisinde duygusal zayıflık anında stres yaratacak bir olay sonrasında patlak verebilmektedir. Belirtiler kaygı, korku, huzursuzluk gibi küçük duygusal sıkıntılarla başlayıp daha büyük sıkıntılara doğru gidebilmekte ve kişilerin bu duygularla baş etmekte zorlanacağı hale gelebilmektedir. Eğer kişiler bu duyguların içinden çıkamayacağı hale gelir ve bunlara çözüm yolu getirme talebinde bulunursa bir psikolojik destek sürecinin başladığı görülmektedir.

Şu durumlarda psikolojik destek almalıyız; 

15 gün ve daha uzun süren depresyon, çöküntü, moral bozukluğu gibi hallerden çıkmak istediğinizde,

Yaşama enerjinizin tükendiğini hissettiğinizde,

Bütün temel varoluşsal sorunlarınız da, kimlik ile ilgili kafa karışıklıklarında kendinizi yeniden gözden geçirmek için,

Takıntılı düşünce ve davranışlardan kurtulmak için, 

Yaşamınızı zehirleyen, engelleyen, bloke eden her türlü korku ve endişeyle baş etmek için,

Yaşam kalitenizi yükseltmek, üretken ve verimli bir yaşama geçmek için

Dikkat ve konsantrasyon ile ilgili problemlerle başa çıkmak istediğinizde,

Kendinizi daha iyi ve daha yakından tanımak ve potansiyellerinizi keşfetmek istediğinizde

Evlilik hayatınızla ilgili sorunların çözümü için, 

Öz güveninizi arttırmak, kendinizi gerçekleştirmek ve yaşamda başarıyı yakalamak istediğinizde

Çocuklar ve ergenlerle ilgili sorunların çözümü için,

İlişkilerle ilgili yaşadığınız her tür sorunu çözümlemek için,

Karşı cinsle ilişkilerde, kaliteyi arttırmak için, 

Boşanma öncesi ve sonrası danışmanlık almak için,

Cinsellikle ilgili her türlü soru ve sorunun çözümü için.

EĞİTİCİ OYUN GRUPLARI / OYUN ATÖLYELERİ

Çocuklar için grup oyunları özgüven geliştirmeleri ve takım çalışmasını öğrenmeleri için idealdir!

Çocuğun en hızlı gelişim gösterdiği dönem olan 0-6 yaş aralığında yerinde duramıyor. Peki, çocuğunun sosyalleşmesini de destekleyerek oyun grupları sayesinde bitmek tükenmek bilmeyen enerjisini hem eğitici hem öğretici zamanlara dönüştürmeye ne dersiniz? 

Grup halinde oynanan oyunlar, çocuk gelişiminin önemli bir parçasıdır. Çocuklara takım çalışmasını ve yardımlaşmayı öğretir. Özellikle de utangaç ve çekingen çocukları cesaretlendirip özgüvenlerinin gelişmesini sağlar. Ayrıca, grupla oynanan oyunlar çocukların birbirleri ile sağlıklı bir şekilde iletişim kurmayı öğrenmeleri için oldukça etkili bir yöntemdir. 

Çocuklar bu şekilde sosyal becerilerini geliştirip kendi kişiliklerini tanımaya başlarlar. Tabii ki her şey sadece eğlence değildir – grup oyunlarının eğlenceli oldukları kadar eğitici olmalarını da sağlayabilirsiniz. Çocuklar grup olarak oyun oynadıklarında paylaşmayı, birbirlerine saygı duymayı ve ekip halinde problem çözmeyi öğrenirler.Okul öncesi oyunlar, çocukların hayal güçlerinin gelişmesine yardımcı olur

Ebeveynli Oyun Grubu

Oyun grupları için okul öncesi eğitimin ilk adımı diyebiliriz. 0-4 yaş arasına yönelik, kaba motor becerileri geliştirdiğimiz hareketli oyunlar, el ve parmaklardaki ince motor kasları çalıştıran ve çocukların sanatı, yaratıcılığı keşfedeceği sanatsal çalışmalardan oluşan atölyeler düzenliyoruz.Hep birlikte eğlenirken, aynı zamanda çocukların gelişimini takip ederek geri bildirim verme imkanı da buluyoruz. 

ÇOCUK VE ERGEN PSİKOMETRİK TESTLER

Denver 

0-6 yaş arasındaki çocuklara uygulanan bir gelişim testidir. Çocukta var olan gelişimsel sorunları saptamak için uygulanmaktadır. Çocuğun yaşına uygun bir takım becerilerini değerlendirmek ve gelişimsel problem varsa tespit etmek için kullanılır.

Agte 

0-6 yaş bebeklerin ve çocukların sahip olduğu her beceriyi gelişimsel açıdan değerlendiren bir testtir.

Çocuklar, 

Dil-Bilişsel Gelişimi

Sosyal Beceri-Özbakım Gelişimi 

İnce Motor Gelişim

Kaba Motor Gelişimi 

açısından 4 gelişimsel alanda değerlendirilmektedir.

Test uygulanırken anne-baba ve çocuğun birlikte olduğu ortamda yapılır. Uygulayıcı tarafından anneye ve babaya çocuğun yaşına uygun sorular yöneltilirken çocukta gözlemlenir ve puanlanır.

FROSTİG Görsel Algılama Testi 

Çocukların görsel algılarını

El-göz koordinasyonu 

Şekil-Zemin Ayrımı

Algılama Sabitliği

Mekanla Konumun algılanması

Mekan İlişkilerinin Algılanması

olarak 5 alanda değerlendiren, okula hazır olup olmadığını ölçen bir testtir

Görsel uyaranları tanıma, ayırt etme ve daha önceki deneyimlerle ilişkili olarak yorumlama yetenekleri sayesinde çocuklar okuldaki başarıları için gerekli olan tüm becerileri elde ederler.

Gesell Gelişim Figürleri Testi

Gesell bir performans değerlendirme testi olup, genel olarak 3-10 yaş aralığındaki çocuklara uygulanır. Erken çocukluk döneminde uygulanması daha sağlıklı sonuçlar alınmasına yardımcı olur.

Çocuklarda motor beceri, görsel algı, görsel hafıza, el-göz koordinasyonu, küçük kas becerilerini ölçer. Ayrıca çocukların fiziksel ve biyolojik gelişiminin izlenmesine ve çocuğun gelişiminde herhangi bir problem olup olmadığı ile ilgili bir değerlendirme yapılmasına olanak sağlar.

Bayley III Gelişimsel Tarama Ölçeği 

1-42 ay arası bebek ve çocukların gelişimini takip etme amacıyla uygulanan bir ölçektir. Ölçek bir zeka testi olmayıp, bebeğin veya çocuğun zihinsel, alıcı dil, ifade edici dil, ince motor ve kaba motor olmak üzere 5 gelişim alanını ölçer. 

GEÇDA 

0-5 yaş aralığındaki Türk çocuklarının gelişimlerini detaylı olarak değerlendirmek, eğitim yaşantılarını düzenlemek ve çocuklardaki gelişimsel gerilikleri erken tanımlamak için kullanılabilecek bir testtir.

Test standart bir uygulamaya ve materyal setine sahiptir. Ayrıca Türk çocuklarının gelişimsel özelliklerini yansıtması ve çocuğun tüm gelişimsel özelliklerini kapsayan maddeler içermesi testin olumlu farklılıklarındandır.
Bender-Gestalt Görsel Motor Algı Testi 

Bu test 5 yıl 10 ay ve 10 yıl 11 ay arasındaki çocuklarda görsel motor işlevini görmek için gelişimsel bir test olarak kullanılır. Aynı zamanda bireysel zeka testi olarak da kullanılabilir.

Hem yetişkin, hem de çocuklarda zeka geriliği, regresyonu, fonksiyon kaybını ve organik beyin hasarlarını saptamaya ve özellikle regresyon vakalarında da kişilik sapmalarını bulmayı sağlamaktadır.

Testin uygulanışında; bireylerden sırayla verilen 9 geometrik şekli çizgisiz beyaz kağıda aynen çizmeleri istenir. Bir kağıt yeterli olmakla birlikte zeka geriliğine sahip ve duygusal yönden problemi olan çocuklar için birden fazla kağıt kullanılabilir

Peabody Resim Kelime Testi

2.5-18 yaş arasındaki bireylerin dil gelişimini yani kelime bilgisini ölçmek amacıyla kullanılan bir testtir. Testte resimler ile birlikle kelime (kavram) gelişimini ölçmeyi amaçlayan sorular bulunmaktadır. 

Konuşma geriliklerinde ya da konuşma gecikmelerinde uygulanabileceği gibi bu problemin görülmediği çocuklarda da uygulanarak dil gelişimi hakkında bilgi elde edilir.

Metropolitan Okul Olgunluğu Testi

5 yaş 6 ay ile 6 yaş aralığındaki çocukların okula, okulun getirdiği kurallara ve öğrenmeye hazır olup olmadıklarını saptamak amacıyla uygulanan bir testtir. Gerekli fizyolojik, çevresel ve zihinsel faktörleri değerlendirmek amacıyla kullanılır. 

Aynı zamanda bu test aracılığı ile okula başlayacak olan çocukların psikolojik olarak okula hazır olup olmadıkları ölçülür.

Kelime anlama, cümleler, genel bilgi, eşleştirme, sayılar ve kopya etme gibi becerileri ölçer. 

Zeka Testleri


Porteus Labirentleri Testi 

7-14 yaş arasındaki bireylere uygulanan genel yeteneği belirlemek amacıyla kullanılan, sözel açıklamaya dayalı ve 12 labirentten oluşan bireysel zeka testidir. 

WISC-R Zeka Testi-3

6-16 yaş arasındaki bireylere uygulanan zeka testidir.

WISC-R Zeka Testleri, kendi içerisinde iki ana bölüme ayrılır.

Sözel Zeka Bölümleri: Kelime ve ifade bazlı becerileri ölçer. 

Performans Zeka Bölümleri: Zihinsel resimlendirme, şekillendirme ve hizalama becerilerini ölçer.

Wisc-r 


Stanford Binet Zeka Testi

Tarihte hazırlanmış ilk zeka testidir. Zamanla geliştirilerek günümüzde hala kullanılmaktadır

Üstün yetenekli ve zihinsel engelli bireylerin tespit edilmesinde kullanılan bir zeka testidir. Test her yaş dilimine göre hazırlanmış farklı standart sorular içermektedir.

Cattell Zeka Testi 

Cattel zeka testi kültürden bağımsızdır ve tüm yaş gruplarına ve toplumlara uygulanabilen zeka performans testidir. Birey uygun yaş grubuna göre kendisine verilen formu belirli süre içerisinde yanıtlaması istenir

Kent E-G-Y Testi

6-14 yaş arasındaki bireylerin zekasını incelemek ve patolojiyi saptamak amacıyla uygulanır. Bilgiye ve dile dayanan sözel hız testidir.

CAS Zeka Testi


CAS Testi, 5-17 yaşları arasındaki çocukların dikkat, planlama, eşzamanlı ve ardıl bilişsel işlemlerini değerlendirmek amacıyla uygulanır.

Çocuklar İçin Uygulanan Diğer Anketler 

Aile Envanteri
Beier Cümle Tamamlama Testi

Kimdir Bu?

Problem Tarama Listeleri

Kime Göre Ben Neyim

Başarısızlık Nedenleri Anketi

Başarısızlık Nedenleri Anketi

Sınav Kaygısı Ölçeği

Verimli Çalışmayı Biliyor Musunuz Anketi

Verimli Çalışmayı Biliyor Musunuz Anketi

Boş Zamanları Değerlendirme Anketi

Snellen Scala Görme Sorunları Tarama Kartı

MONTESSORİ TEMELLİ OYUN

Oyun oynamak; çocuklar için yemek yemek ve uyumak gibi doğal bir ihtiyaçtır. Aynı zamanda çocuğun psikolojik, sosyal ve zihinsel gelişimini de desteklemektedir. Çocuğun hayal dünyası, eğlencesi ve kişilik gelişiminin en önemli etmenidir.

Oyun en iyi eğitim ve öğretim metodudur. Çünkü kalıcı davranış değişiklikleri kazandırır. Çocukların gerçek hayatla ilk iletişimlerini kurdukları oyunları engellersek, sağlıklı gelişimlerini de önlemiş olacağımız unutulmamalıdır.

Oyun çocuğun işidir ve bu iş oldukça önemlidir. Çocuğun kendini en rahat ifade ettiği yer oyundur. Çocuk oyunla büyür, oyunla olgunlaşır, oyunla gelişir. Çocuğa normal yollardan öğretemeyeceğiniz birçok şeyi oyunla öğretmeniz mümkündür. 

Montessori, Maria Montessori’nin geliştirdiği, erken çocukluktan ergenlik dönemine kadar, çocuğun ihtiyaçlarını ve özelliklerini göz önünde bulundurup onu anlayarak, her çocuğun farklı ihtiyaçları, farklı öğrenme hızı ve farklı bir mizacı olduğunu kabul etmeyi temel alan bir eğitim yaklaşımıdır. Montessori eğitiminin amacı, her çocuğun yeteneklerinin farkında olup bu yetenekleri geliştirmek, kendi kendine yetebilen bir birey olmasını sağlamak ve öğrenmeyi en üst seviyeye çıkarmaktır. Montessori yaklaşımı çocuk merkezlidir, çocuğun bireyselliğine saygı duyulur ve çocuğa yaşına uygun mümkün olduğu kadar seçme şansı ve sorumluluk verilir. Düzen ve öz disiplin sağlanarak çocuğun kendi potansiyelini gerçekleştirebileceği özgür bir alan yaratmak ve çocuğun hata yapmasına, bu hataları kendi düzeltmesine, araştırmasına ve denemesine olanak sağlamak montessori yönteminin temelidir.

Montessori eğitiminin amaçları şu şekilde özetlenebilir: 


Çocuğun dikkatini yoğunlaştırmak,

Çalışma ve üretebilme zevklerini artırmak,

Üretken olmak,

Toplumsal bir varlık olmak

Kaygı ve stresini en doğru ve sağlıklı şekilde nasıl dışa vurabileceğini öğretmek,

Sorumluluk ve özgüven duygusunu geliştirmek,

Disiplin duygusunu içselleştirmek, 

Bir problemin nasıl tanınacağını ve onu çözmek için neler yapılması gerektiğini öğretmek,

Özsaygı ve başkalarına karşı saygılı olmayı sürdürmek.


KUM TERAPİSİ

Kum terapisi, özellikle çocuklarla çalışılırken kullanılan bir oyun terapisi tekniğidir. 2 yaşından büyük tüm bireylerle (ergenler, yetişkinlik, çiftler ve aileler) çalışırken kullanılabilir. Kum terapisi, bireye kendi sosyal gerçekliğini ve iç dünyasını yansıtabileceği ve onarabileceği bir ‘kumdan dünya’ yaratma olanağı verir. Araştırmalar, kum oyunu terapisinin çocuklardaki duygusal ve ilişkisel zorlukların çözümü ile travmaların tedavisinde olumlu sonuçlar yarattığını gösterir.

Çocuğun kendi iç dünyasıyla iletişim kurmasını kolaylaştırır ve hızlandırır. Böylece kum, hem yumuşak ve kinetik yapısıyla sakinleştirici ve duyusal bir uyaran olur, hem de çocuğu söze dökemediklerini üç boyutlu olarak ifade etmesi konusunda teşvik eder.

Çocuk kum tepsisindeki nesneler üzerinde kontrol kazandığında ve oluşan problemlere çözümler getirebildiğini gördüğünde, kendine güveni gelişecek ve kendiliği güçlenecektir. 

Çocuğun kumu veya oyuncakları bıraktığı şekilde bulamaması üzerinden kardeş kıskançlığı, dış dünyayı kontrol etme, çıkan duyguları düzenleyebilme konuları sıklıkla çalışılmaktadır. 

Merkezimizde kum terapisi, çocuklarla oyun terapisinin bir parçası olarak uygulanmaktadır. Özellikle de ailede kayıpların olduğu, takıntıları olan veya çok çekingen çocuklarla etkili bir terapi yöntemidir. 

MASAL TERAPİSİ

Masal ve hikayeler aracılığı ile çocukların kendilerini ve ihtiyaçlarını ifade etmelerine yoğunlaşan özel terapi türüne “masal terapisi” denir. Masal terapisi, çocukların bilişsel ve sosyal becerilerini, duygu ve düşüncelerini gösterdikleri ile ortaya koymalarını amaçlar. Masal terapisti ise çocuğun ortaya koyduğu masal dünyasına onunla birlikte girerek, çocuğun masal dilini konuşur. Terapi sürecinin sonunda çocukların yaşadıkları duygusal sıkıntıları gidermeleri ve sağlıklı gelişimlerine ulaşmaları hedeflenir.

-Çocuğum MasalTerapisi ile hangi problemlerini çözebilir? 

* Travmalar ve İstismar (fiziksel, duygusal, cinsel)

* Bağlanma sorunları / Zorlu Doğum 

* Ayrılık Anksiyetesi 

* Uyku, yeme ve tuvalet problemleri 

* Enürosiz (alt ıslatma) /Enkopresiz (kaka tutma- yapma zorlukları)

* Kaygılar ve Korkular / Fobiler ve Tikle

* Seçici dilsizlik / sessizlik

* Ailevi yaşantıdaki değişiklikler (yakınını kaybetme, ölüm, yas, taşınma vb.) 

* Boşanma sonrası adaptasyon sorunları

* Kardeş kıskançlığı / Davranışsal gerileme 

* Evlatlık alınma / edinilme durumu

* Okula başlama ve uyum sorunları / Davranışsal problemler

* Saldırganlık / Öfke veya Zorbalık, saldırıya uğra(t)mak 

* Düşük öz-benlik saygısı / Sosyal içe kapanıklık

* Dikkat eksikliği ve hiperaktivite (aşırı hareketlilik)/ Dürtüsellik

* Tıbbi nedeni olmayan bulantılar/baş ağrıları,

* İletişim problemleri / Sınır koyma sorunu,

* Gecikmiş gelişim / Fiziksel yetersizlikler